Bir filo yöneticisinin günü çoğu zaman aynı soruyla başlar:
"Bu araç şu an nerede?"
Cevap basit görünür. Değildir.
Üç platform, tek soru
Türkiye'deki filo operasyonlarının büyük çoğunluğu birden fazla GPS sağlayıcısıyla çalışır. Bunun sebebi tercih değil, birikimdir. Araçlar farklı zamanlarda, farklı tedarikçilerden, farklı kampanyalarla alınmıştır. Her aracın takip cihazı ayrı bir firmadan gelir.
Sonuç: Arvento'da olan araç Mobiliz'de yoktur. Seyir Mobil'deki araç GPS Buddy'de görünmez.
Tek bir plakayı sorgulamak için üç ayrı platforma giriş yapılır. Her platformun ayrı kimlik doğrulaması, ayrı harita altyapısı, ayrı arama mantığı vardır. Bir platform yavaş açılır, diğeri oturumu düşürmüştür, üçüncüsü farklı bir koordinat sistemi kullanır.
On dakika sonra elde edilen şey, güvenilirliği belirsiz bir yaklaşık konumdur.
Asıl sorun konum değil, altyapı
Burada gözden kaçan nokta şudur: Sorun aracın nerede olduğu değil, bu bilgiye nasıl ulaşıldığıdır.
Konum sorgusu bir altyapı sorunu olmamalı.
Operasyonu yöneten kişi hangi aracın hangi sağlayıcıda olduğunu bilmek zorunda değildir. Bu, sistemin çözmesi gereken bir karmaşıklıktır — kullanıcının değil.
Doğru kurgu
Tek arama alanı olmalı. Plaka girilir. Sağlayıcı katmanı kullanıcıdan tamamen soyutlanır. Aracın hangi cihazla, hangi firmadan geldiği arka planda kalır.
Dönen veri tek ekranda toplanır:
- Konum
- Hız
- Motor durumu
- Sinyal kalitesi ve son sinyal zamanı
Sorgu süresi: dakikalar değil, saniyeler.
Değişen ne?
Sağlayıcı sayısı değişir. Filo büyür, küçülür, cihazlar yenilenir. Bunların hiçbiri operasyonu yöneten kişinin sorunu olmamalı.
Altyapı katmanı kaç parçadan oluşursa oluşsun, kontrol noktası tek kalır.
Plaka girilir, cevap gelir. Geri kalanı sistemin işidir.